Futbol

Ayrılık Sevdaya Dahil!

2000 yılında henüz Messi 13 yaşındayken başlayan ve dünya futbol tarihine damgasını vuran serüven, 5 Ağustos 2021 tarihinde beklenmedik bir şekilde son buldu. Barcelona formasıyla 10 La Liga, 9 Kral Kupası, 7 İspanya Süper Kupa, 4 Şampiyonlar Ligi, 3 UEFA Süper Kupa, 3 FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası, 6 Ballon d’Or ve 6 Altın Ayakkabı kazanan ve çoğu insana göre gelmiş geçmiş en iyi futbolcu kabul edilen Leo Messi’nin bu ayrılığında La Liga’nın kurallarının ve Barcelona’nın ekonomik koşullarının etkili olduğu kulüp tarafından yapılan açıklamada belirtildi. Messi ve Barcelona birlikteliğinin bizlere bu zamana kadar neler tattırdığına bir göz atalım.

Be Plus

Rosario şehrinin Newell’s Old Boys takımında futbola başlayan Messi’nin Katalonya’ya ayak bastığında kimse bu denli destansı bir hikayenin yaşanacağını tahmin dahi edemezdi. Barcelona formasıyla ilk maçına Kasım 2003’te Porto’ya karşı oynanan hazırlık maçında dahil olan Messi ilk resmi maçına ise henüz 17 yaşındayken 2004 yılında Espanyol’a karşı çıktı. Messi bu maçla birlikte La Liga tarihinin de en genç oyuncusu ünvanını eline aldı. Mayıs 2005’te Albacete’ye attığı gol ise Barcelona formasıyla kaydettiği ilk gol olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı. Bu golle Messi Barça formasıyla ligde en erken yaşta gol atan oyuncu ünvanını da aldı. Messi kırmış olduğu bu rekorlarla birlikte ayak seslerini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Bu dev ayak seslerinin argo tabirle bir bücürden gelmesiyse işin acayip bir tarafıydı.

Efsanenin doğuşu!

Barça kariyerinin başlangıcında Messi’yi en çok zorlayan şey şüphesiz sakatlıklardı. Bir yandan Messi oynadığı maçlarda yeteneğiyle insanları büyülerken diğer yandan da sağlıklı kalmak konusunda sıkıntılar yaşıyordu. Yaşadığı ciddi sakatlıklar kariyerinin başında bazı ön yargılara yol açsa da Messi bu durumu bertaraf etmeyi 2007 yılında oynanan El Clasico’da başardı. Real Madrid filelerine 3 gol yollayan Arjantinli yıldız o gün kariyerinin ilk hat-trickine imza attı. Bu maçtan yaklaşık bir ay sonra Getafe ağlarına bıraktığı efsanevi gol, Maradona’nın İngiltere ağlarına 1986 Dünya Kupası’nda bıraktığı golün neredeyse fotokopisiydi. Messi gerçekten oynadığı futbolla herkesi büyülüyordu. Fakat bu büyünün gelecek için ufak bir fragman olacağını kimse bilmiyordu.

Kariyerinin başlangıcında Ronaldinho gibi bir top cambazıyla birlikte sihrini sergileyen Messi, 2008 yılında Ronaldinho’nun Katalan ekibinden ayrılmasıyla birlikte 10 numaralı formayı da sırtına geçirdi. Messi’nin kariyerinde yaşanan önemli bir değişim de artık Guardiola ile çalışacak olmasıydı. Guardiola sadece Messi’nin değil tüm Barcelona’nın çehresini değiştirecek bir etki yaratacaktı. 2009 yılında Copa del Rey, La Liga ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanma başarısı gösteren Messi ve Barcelona kuracak olduğu hegemonyanın sinyallerini vermeye başlamıştı. Messi, Şampiyonlar Ligi’nde Gol Kralı oldu ve UEFA Yılın futbolcusu ödülüne de layık görüldü. FIFA Yılın futbolcusu ödülüne de ezeli rakibi Cristiano’nun önünde aldı. Bu ödülü 2010 yılında ise takım arkadaşları Xavi ve Iniesta’nın önünde kazanan Arjantinli yıldız için insanlar “Pele ve Maradona’dan daha iyi!” iddiasında bulunmaya başlamıştı. 2011 yılında efsanevi Şampiyonlar Ligi yarı finali maçında Real Madrid ağlarına Bernabeu’da 2 gol bırakarak Barça’nın turu atlamasında başrol oynayan Messi, finalde de Manchester United ağlarına bir gol bıraktı. Barcelona 1 sezonluk aranın ardından yeniden Şampiyonlar Ligi kupasına kavuşurken Messi, kupa koleksiyonunu geliştirmeye devam ediyordu. 2011 yılında Messi, bireysel bütün ödülleri kazanmıştı lakin durmaya hiç niyeti yoktu. 2012 yılında tam 91 gol atan Messi kırılması imkansız bir rekora imza attı. Barcelona’nın takım olarak diğer yıllara nazaran pek parlak bir performans sergilemediği bu sezonda Messi de kimi zaman eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Mourinho’nun Madrid’e gelmesinin yanı sıra Di Maria ve Mesut Özil’in de katkıları Guardiola ile Barcelona’nın yollarının ayrılması sürecini hızlandıracaktı. Messi, Barcelona’da yoluna Pep’siz devam edecek; Ronaldo ile rekabeti ise hızla devam edecekti.

Yeni birliktelikler!

2009-2012 arası Ballon d’Or ödülüne ambargo koyan Messi sonraki 4 yılda sadece bir kez bu ödülü kazanabilecekti. Ronaldo ile olan rekabetinde yara aldığı bu dönemde Messi en bereketli sezonunu Neymar ve Suarez ile oluşturduğu “MSN” üçlüsüyle birlikte yaşayacak; Şampiyonlar Ligi’ni de yeniden kazanma başarısı gösterecekti. Pep sonrası nispeten daha başarısız bir kimliğe bürünen Barcelona’nın Luis Enrique ile birlikte yeniden kıpırdanma yaşadığı bu periyotta Messi’nin bireysel performansı da oldukça iyiydi. Barcelona ile her şeyi kazanan Messi’nin sırtındaki en ağır yük Arjantin formasıyla majör bir turnuva başarısına erişememiş olmasıydı. Finallerde kaçan Copa America ve Dünya Kupası zaferleri Messi’nin canını oldukça sıkacaktı. Barcelona ile olan sözleşmesini bu süreç içerisinde yeniden uzatan Messi’nin yanından Neymar gidecekti. Barcelona forması altında hücum hattında Ronaldinho, Eto’o, Henry, Ibrahimovic, David Villa gibi isimlerle de güzel uyum yakalayan Messi’nin hücumdaki en sıkı dostlarının Neymar ve Suarez olduğunu söylememiz çok da güç olmaz. Xavi ve Iniesta ile yakalamış olduğu üst düzey uyumun ardından Neymar ve Suarez’in de Messi’nin büyüsünde almış olduğu rol, Katalan ekibi ile Messi’nin efsanevi birlikteliğinde üstüne parmak basılması gerekilen bir nokta.

Son Ballon d’Or ödülünü 2019 yılında kazanan Messi’nin Barcelona formasıyla Avrupa arenasında uzun süredir başarısının bulunmaması zaman zaman ayrılık haberlerini basına düşürse de Messi’nin Barcelona’ya olan sadakati bu haberleri asparagas olarak sıfatlandırıyordu. Roma ve Liverpool hezimetlerinin ardından yaşanan Bayern Münih hezimeti ise bu sefer iplerin kopabileceği iddiasını iyiden iyiye güçlendirmişti. Fakat Messi yine de takımda kaldı. Koeman yönetiminde skandal bir başlangıca imza atan Barcelona, Şampiyonlar Ligi’ne de oldukça erken bir vakitte havlu atmıştı. Ligde son haftalara girilirken vitesi arttıran Barcelona, La Liga’da da istediği başarıyı elde edemeyerek tatsız bir sezon yaşamıştı. Leo Messi’nin sözleşmesi ise sezon sonunda bitmişti. Bu boşlukta Messi, yıllardır hayalini kurduğu milli takımla başarıyı da nihayet kazanacak; Arjantin, Copa America şampiyonu olacaktı. Bu başarının ardından Barcelona’nın Messi’nin başarısında Messi’ye hissettirdiği destekle de birlikte herkese göre Messi ve Barcelona sözleşme uzatma konusunda sorun yaşamayacak ve Messi, yapılan transferlerle de birlikte Barcelona formasıyla uzun süredir hasret kaldığı majör başarılara ulaşacaktı. Laporta’nın başkan seçilmesiyle birlikte iyiden iyiye rahatlayan taraftarları bekleyen büyük bir sürpriz vardı. Messi ve Barcelona sözleşme konusunda anlaşmaya varsa da La Liga’nın harcama kriterlerine takılan Barcelona, Messi ile sözleşme uzatılmasının mümkün olmadığını açıkladı. 21 yıl önce kapıdan içeriye giren Messi’nin o kapıdan çıkma vaktinin geldiği artık açıkça ortadaydı. Barcelona forması altında sayısız başarıya imza atan Uzaylı’yı başka takım forması altında görmek mi yoksa Barcelona’yı Messi’siz görmek mi daha acayip olacak kestirmek oldukça güç.

Barcelona ve Messi’yi neler bekliyor?

La Liga’da 520 maçta 474 gol atıp 217 asist yapan, Şampiyonlar Ligi’nde 120 gol atıp 42 asist yapan ve sayısız rekoru kıran Messi’nin Katalan ekibinden ayrılması ile birlikte iki tarafı da alışması zor günler beklemekte. Özellikle birkaç senedir tamamen Messi etrafında oyunu şekillenen Barcelona’nın bu sene nasıl bir performans ortaya koyacağı merak konusu. Depay ve Agüero’nun yeni oyun şablonunda alacağı rollerin artması olası duruyor.

Peki Messi’nin akıbeti ne olacak? Birkaç gün önce Grealish’i kadrosuna katan Manchester City’nin patronu Guardiola’nın kafasını duvarlara vurduğunu söylememiz pek de absürt kaçmaz zira Pep ve Messi bir araya geldiğinde olacakları kestirmek oldukça güç olacaktır. PSG’nin bu transferin ağır favorisi olduğunu ve yakın zamanda Messi’yi kadrosuna katacağını neredeyse bütün futbol otoriteleri dile getiriyor. Sergio Ramos, Donnarumma, Hakimi ve Wjnaldum’u bu transfer döneminde bünyesine katan ve kadrosunda Neymar ile Mbappe gibi iki süperstarı barındıran PSG’nin Messi hamlesiyle birlikte bir “Dream Team” olacağını söylesek çok da abartmış olmayız. Biz futbolseverler belki bu hamleden çok memnun olmayacağız zira Messi’yi Premier League’de izlemek diğer liglere nazaran daha heyecan verici durmaktaydı. Birkaç günle Messi’den olan Guardiola’nın günün birinde bu konuyla alakalı duygusal bir basın toplantısı vereceğini şimdiden hayal edebiliyoruz. Astronomik bir maaşla futbol kariyerinin son yıllarına girecek olan Messi’nin ilerleyen yıllarda PSG formasıyla yolu Nou Camp’a düşerse biz futbolseverlerin oldukça duygusal bir gece yaşayacağını da belirtmek gerekir. “Ayrılık da sevdaya dahil.” demişti Attila İlhan… Bu ayrılığın da sevdaya dahil olduğunu söyleyerek sözlerimizi sonlandıralım. Messi elbet bir gün Barcelona kapısından içeriye başka bir sıfatla girecektir. Kim bilir belki de başka bir destan bu kavuşmayla yaşanacaktır…

ayrillik-sevdaya-dahil-messi

NBA Maçlarının TV Programı, Skorlar ve Sonuçlar

Bu kategoride ilginizi çekecek başka yazılar da var... / Kaçırmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklam engelleyici