Futbol

Manchester Derbisi Değerlendirmesi

İlk 11’lere bakıldığı zaman iki takımın da klasik oyununu oynayacağı görünüyordu. City’nin ön alana yerleşerek De Bruyne’nin ceza sahası içine yollayacağı milimetrik paslar ve Mahrez ile Sterling’in taşıdığı toplarla ceza sahasına girerek gol arayacağı, Manchester United’ın ise önde yerleşen City defansının arkasına Fernandes önderliğinde yapılan hızlı ataklarda Rashford ve Greenwood ile tehdit oluşturmaya çalışacağı söylenebilirdi. Ancak Guardiola, Jürgen Klopp’dan ilham almış olacak ki en büyük düşmanını bu maçta en büyük silahına çevirdi: Gegenpress.

manchester-derbisi-degerlendirmesi-11

1. İlk Yarı

Manchester City maça çok ciddi ve çok kalabalık bir ön alan baskısıyla başlayarak United defansı ve De Gea’yı resmen boğarak hataya zorladılar ve büyük ölçüde başarılı oldular. United geriden oyun kurmaya çalıştığı için bayağı zorlandı. Topu defanstan çıkarabildiyseler de City presine bu sefer orta sahada yenik düştüler. Guardiola her Kırmızı Şeytan’ın etrafında en az 4 oyuncu konuşlandırmış ve hem ileride hem geride rakip oyuncuları pas opsiyonlarını yok ederek arkadaşlarından koparmaya çalıştığı gibi rakibin presten kurtulabildiği olası durumlara karşı da her bölgede ciddi bir kalabalık oluşturmayı planlamış. Bu tabirlerden United tek paslarla hızlı çıkmaya mahkum edilmiş gibi anlaşılabilir, lakin bu United’ın en iyi yaptığı şey olduğu için City oyuncuları adeta Unitedlılara yapışık oynayarak bu ihtimali büyük oranda ortadan kaldırdı ve United için tek şans olarak duran toplar kaldı.

Son yıllarda savunmadan çok çeken City’nin özellikle son maçlarda bu kadar düzgün savunma yapıyor olması Guardiola’nın artık kesin bir çözüm bulduğunu gösteriyor. Ancak bu katı savunmayla bir korner organizasyonu harici pozisyon vermeyen City, ilk 25 dakikada ele geçirdiği topları ceza sahasına gönderilen etkisiz derin paslarla harcadığı ve Sterling ile Jesus’un girdiği pozisyonlarda Maguire ve Lindelöf etten duvar ördüğü için ciddi bir tehdit oluşturamadı. Ancak Guardiola’nın Old Trafford’daki derbiye 0-0 için çıktığını düşünmeye ortam sağlayan bu plan için bunun çok da önemli bir sorun olmadığı söylenebilir. Ayrıca buldukları pozisyonların azlığı ve etkisizliği konusunda De Bruyne’nin topla çok nadir buluşabilmiş olması da büyük bir etken. Ayrıca girilen az sayıdaki pozisyonlarda da Agüero’nun yokluğu hissedildi.

manchester-derbisi-degerlendirmesi-maguire

25. dakika geride kaldıktan sonra ise City yaptığı presle aynı yoğunlukta United ceza sahasına yüklenince ciddi tehditler oluşturdu. Sürekli top kaybederek can çekişen United pozisyon vermeye başlayınca, beraberliğe razı olan City galibiyet için yüklendi. Bu tehditlere ise United aynı şiddette olmasa da karşılık vermeye çalıştı. Ceza sahasına yüklenmeye başladığından beri daha ileri yerleşen City defansı arkasında boşluklar bıraktıysa da ev sahibi takımın beyinleri olan Fernandes ve Pogba’nın inisiyatif almak yerine görev adamı gibi oynaması ve büyük boşluklardan dolayı ilerideki oyuncuların kararsız kalması nedeniyle United, ileride kazandığı topları değerlendiremedi. Özellikle de Ederson bu kadar kötü paslar atarken bu fırsatları kaçırmak resmen altın tepside sunulan golü elinin tersiyle itmek oldu.

Yaklaşık 10 dakikalık bu düellonun ardından ilk yarının son bölümünde pres temposu biraz düştü ve oyun dengelendi. City yorgunluk belirtisi olarak presi azaltınca United biraz daha rahat pas yapmaya başladı. Ancak iki takım da pozisyona girmeyip kalan süreleri orta sahada geçirerek ilk yarıyı golsüz tamamladı.

manchester-derbisi-degerlendirmesi-cancelo

2. İkinci Yarı

2. yarı başladığında ilk yarının sonu ile maç başının karışımı denebilecek bir oyun izlendi iki takımdan. Cityliler devre arasında biraz dinlendikten sonra yine ileride pres yapmaya devam ettiler. Unitedlılar da paslaşarak çıkmayı denemeye başladılar ancak ileride bir türlü çoğalamadıkları için tek kalan Rashford, City defansı arasında kayboldu. Topla oynama oranlarının neredeyse %50-%50 olduğu bu bölümde City’nin pres yapmaktan, United’ın ise prese maruz kalmaktan ne kadar yorulduğu açıkça görülebiliyordu. Bu yorgunluğun diğer sebepleri olarak kilit oyuncuların ekstra efor sarf etmesi ve fikstür yoğunluğu da gösterilebilir. Özellikle Pogba ve Fernandes’in bir maç başından beri kanat oyuncusu gibi geniş alanda ver-kaçlarla sürekli depar atarak oynamaya çalışması onları çok yordu ve United’ın en büyük silahları dakikalar geçtikçe etkilerini kaybetti.

60. dakika civarlarında presin zayıflamasıyla rahatlayan United savunmasın ağır hareket etmeye başladı ve bu dakikalarda City presin şiddetini birden artırınca ilk 35 dakikanın kısa bir özetini izledik. Ancak uyuyan United defası sayesinde pozisyonlar bulan City bunları da bir türlü değerlendiremedi. Sezon boyunca defansta taktiksel sıkıntılar yaşayan United’ı bu maçta arka dörtlüsü kurtardı demek yanlış olmaz çünkü City’nin gole çeviremediği her pozisyonda ya hücumcular fiziksel olarak yetersiz kaldı, ya da savunmacılar şutların ve pasların önüne vücutlarıyla set çektiler. Shaw ile Wan-Bissaka etkileyici bir performans sergiledi. Özellikle Shaw, hem Mahrez’e hem de Mahrez’in yerine oyuna Torres’e adeta yapışarak göz açtırmadı.

manchester-derbisi-degerlendirmesi-defans

70’ten itibaren City presi yine kısmen zayıfladı ve taktiklerini kısa mesafeden defans arkasına havadan toplar yollayarak gol arama şeklinde güncellediler. United’da Greenwood-Martial değişikliği ileride tek kalan Rashford’a alternatif yarattığı gibi, Fernandes’i de yüksek tempoda koşmaktan kurtarıp asıl oyununu oynamasını sağladı ve United dikine paslarla daha etkili olmaya başladı.70’ten itibaren City presi yine kısmen zayıfladı ve taktiklerini kısa mesafeden defans arkasına havadan toplar yollayarak gol arama şeklinde güncellediler. United’da Greenwood-Martial değişikliği ileride tek kalan Rashford’a alternatif yarattığı gibi, Fernandes’i de yüksek tempoda koşmaktan kurtarıp asıl oyununu oynamasını sağladı ve United dikine paslarla daha etkili olmaya başladı.

3. Son Dakikalar ve Maç Sonu Değerlendirmesi

85’ten sonra ise takımlar oyun kurmak yerine kaleyi gördükleri anda yoklamaya başladılarsa da sonuç gelmedi ve maç başladığı gibi sona erdi. 5 değişiklik kuralı için talepte bulunan ve önemli açıklamalar yapan Guardiola’nın oyuncularını bu kadar yorduğu bir maçta sadece tek değişiklik yapması, Solskjær’in de ileride katı defansı bir türlü çözememesine rağmen Mata ve Van de Beek gibi oyuncuları kenarda tutması maçın kaderini etkilemiş olabilir. Manchester’ın iki hocası bize öyle bir maç izlettiler ki bu maç 10 gün aralıksız oynansa yine gol olmayacakmış izlenimi verdiler.

Maç öncesi açıklamalar ve sahadaki futbol göz önünde bulundurulduğu zaman iki hocanın da 1 puana razı olduğu söylenebilir. Koltuğu sürekli sallantıda olan Solskjaer’in evinde bir derbi mağlubiyeti almak istemeyeceği, Guardiola’nın da şampiyonluk yolunda deplasmanda oynayacağı bir derbiden en azından 1 puanla çıkmak isteyeceği düşünülürse bu sonuç iki teknik adamı da mutlu etmiş olmalı. Temposuz ve zevksiz geçen bu maçın kazananlarının Mourinho, Klopp ve Lampard olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Maçın istatistiklerine bakıldığında, maçı izlemeyen birinin kafasında maçın böyle geçtiği yönünde görüşler az çok oluşacaktır. Topla oynamada %46-%54 City üstünlüğü bulunuyor ve iki takımın da sadece 2’şer isabetli şutunun olması maçın ne kadar düşük tempolu, zevksiz ve 0-0 için oynandığını gözler önüne seriyor. Ancak 24 başarılı müdahale ve 13 uzaklaştırma yapıp rakibine sadece 3 korner veren ve yalnızca 6 faul yapan Manchester United’ın, çok eleştirilen ve geçen sezondan beri çok canını yakan defans hattına rağmen bu kadar iyi bir savunma performansı göstermesi takdire şayan.

0-0’lık skorun sonunda alınan 1’er puanla beraber Manchester United 11 maçta topladığı 20 puanla 7. sıraya yükselirken Manchester City 11 maçta aldığı 19 puanla ev sahibinin hemen arkasında 8. sıraya oturdu. Kırmızı Şeytanlar 5 gün sonra Sheffield United deplasmanına giderken Mavililer de 3 gün sonra West Bromwich’i konuk edecek.

         Paylaş ya da Gönder

NBA Maçlarının TV Programı, Skorlar ve Sonuçlar

Bu kategoride ilginizi çekecek başka yazılar da var... / Kaçırmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu