Futbol

İki Kupa Tek Şampiyon | Beşiktaş Sezon Değerlendirmesi

Ziraat Türkiye Kupası finalinin ardından Türkiye’de 2020-2021 futbol sezonu tamamlandı. Finalde Antalyaspor’u yenerek sezonu iki şampiyonlukla kapatan Beşiktaş, sezon başında bakıldığında çok tahmin edilemeyecek bir futbol yılı geçirdi. Geç gelen kritik transfer hamleleri, riskli sayılabilecek birçok oyuncunun varlığı ve en önemlisi kadronun darlığı bu sezonda alınan başarıları çok daha kıymetli yapıyor. Sezonu oyun açısından gayet istikrarlı geçirse de sezon başındaki saha içi ve dışı konulara baktığımızda iç açıcı bir tablo olduğunu söylemek imkânsız.

Tartışmalı Başlangıç

Sezona Şampiyonlar Ligi elemesinde Paok deplasmanıyla başladı Beşiktaş ve 3-1 kaybetti. Sağ bek olarak Lens’in oynaması, Sergen Hoca’nın ısrarıyla transfer edilmiş Welinton ve N’Sakala’nın yetersiz performansları kafalarda soru işareti bırakmaya yetti. Lige Trabzonspor galibiyetiyle başlasa da ilk 7 karşılaşmada 3 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 1 beraberlikle yetersiz bir performans sergiledi. Bu dönemde Ghezzal, Rosier, Josef ve Aboubakar’ın takıma katılması rotasyonu değiştirse de sahada çok etkilerini göremedik. Sadece bireysel performanslarla maç kazanabilen ve belli bir düzen içinde oynamayan takımda özellikle savunmada yapılan hatalar çok konuşuldu. Beşiktaş bu dönemde sadece Yeni Malatyaspor karşısında kalesini gole kapatabildi ve diğer 6 maçta kalesinde 12 gol gördü. Savunmanın bu kadar fazla bireysel hata yapması ve gelen başarısız sonuçlardan dolayı Sergen Yalçın da sorgulanmaya başlandı.

15 Gün Ara ve Başka Bir Beşiktaş

Gaziantep karşısında alınan 3-1’lik mağlubiyet sonrası verilen milli aradan başka bir psikolojide dönen Beşiktaş, çok kritik Başakşehir ve Fenerbahçe galibiyetleri aldı. Uzun yıllar sonra Kadıköy’den galibiyetle dönülmesi takımı tekrardan havaya soktu. Bu iki maça özel planla çıkan Sergen Yalçın, topu tamamen rakibine bırakarak derinde savunma yaptı ve kontra ataklarla etkili olmaya çalıştı. Başakşehir maçında 152 ve Fenerbahçe karşısında sadece 173 isabetli pas yapan Beşiktaş, özel planlarında başarıya ulaştı. Bu zorlu iki hedef maçından sonra daha fazla kendine güvenen ve sahada bir planı olan Beşiktaş görmeye başladık. Kazanılan iki maçtaki oyunun aksine tamamen topa sahip olmak isteyen ve önde baskı yapan bir Beşiktaş vardı sahada. Orta sahada Atiba ve Josef’in dinamik oyunu, Vida ve Welinton’un takım öne çıktıkça daha iyi performans göstermesi ve ön üçlüde Ghezzal, Aboubakar ile Larin’in skora yaptığı müthiş katkı Beşiktaş’a bir oyun profili kazandırdı. Ghezzal’in kendini sürekli merkeze yaklaştırması, Rosier’in tempolu oyunuyla çok uyumlu bir ikili ortaya çıkardı. Aboubakar geçirdiği ağır sakatlıklardan sonra patlayıcı gücünü kaybetmiş gibi görünse de oyun olgunluğu kazanması Beşiktaş’a büyük bir artı oldu. Stoperlerden kurtulup sürekli derine gelerek bağlantı oyununa katkısı, hem onun sürekli kalabalık içinde topla buluşmamasını sağladı hem de Larin’in onun boşalttığı alanlara koşu yaparak pozisyona girebilmesine neden oldu. Ghezzal’in bu iki forvet oyuncusunu çok iyi beslemesi ve Atiba’nın ceza sahası içine ekstra oyuncu olarak girmesi Beşiktaş’ın üretkenliğini çok artırdı. Bu dönemde oynadığı 22 maçta 17 galibiyet, 3 beraberlik alan Beşiktaş, mart ayında verilen milli araya lider girdi.

Sakatlıklar, Son Düzlük ve Şampiyonluk

Verilen milli aranın ardından Kasımpaşa mağlubiyetiyle lige döndü Beşiktaş. Zaten dar olan kadrosunda kritik isimlerin üst üste sakatlıkları iyice elini kolunu bağladı Sergen Hoca’nın. Özellikle Aboubakar’ın neredeyse hiç oynayamaması ve onun alternatifi olarak alınan Cenk’in sezonu kapatması, forvette pek verim veremeyen Larin’in orada oynamasını mecbur hale getirdi. Orta sahada form yakalamaya başlayan Oğuzhan ve Ljajic’in sakatlıkları da eklenince ligin sonunda yedek kulübesinde hamle oyuncusu kalmamasına sebep oldu. Bu dönemde, kendi mevkisi olan sağ kanatta bile rotasyona zor giren Gökhan Töre’nin forvet olarak başladığı karşılaşmalar gördük. Şampiyonluk yolunda gayet rahat bir şekilde ilerlese de bu eksiklerin ortaya çıkması ve yaşanan puan kayıpları, ligin son haftasına Galatasaray ile averaj hesabına girmesine sebep oldu. Ligin son maçında Göztepe deplasmanında 2-1 kazanan Beşiktaş, rakibi Galatasaray’ın +1 averaj önünde şampiyon oldu. Ardından Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor’u yenerek sezonu çifte kupayla kapattı. Bu zorlu ve sıkışmış fikstürde rakiplerine göre daha dar bir kadro ve son haftalarda yaşanan kritik oyuncuların sakatlıklarına rağmen elde edilen şampiyonluk, Sergen Yalçın için çok büyük bir başarı.

Sonraki Sene

Bir sonraki sene için oturmuş bir oyun planı olması Beşiktaş için çok büyük bir avantaj. Sergen Yalçın, sözleşmesi bitmesine rağmen yeni bir kontratla takımda kalacaktır yüksek ihtimalle. Her ne kadar oturmuş bir oyunu ve güçlü bir teknik adamı olsa da kadronun genel durumu biraz düşündürücü. Rosier ve Ghezzal’in kiralık olması, Aboubakar’ın sözleşmesinin bitmesi ve Josef, Atiba gibi takımın önemli parçalarının bir yaş daha alması birçok soru işareti doğuruyor. Rosier ve Ghezzal gibi başarılı sezon geçirmiş ve burayı seven oyuncuları takımda tutabilmek çok önemli. Bu bütçeyi oluşturmak içinse elde satılabilecek oyuncu, Larin. Onun satışından gelen parayı çok dengeli ve sonraki satışından para kazanabilecek isimlere yatırmalı yönetim. Aboubakar’ın yerinin doldurulması, stoper rotasyonunun güçlendirilmesi, sol kanatta skor katkısı verebilecek bir oyuncunun takıma katılması çok önemli konular sezon öncesinde ama Beşiktaş yönetiminin ilk işi, Sergen Yalçın’la sözleşme yenilemek ve Rosier-Ghezzal ikilisini takımda tutmak olmalıdır.

Furkan Karasu

         Paylaş ya da Gönder

NBA Maçlarının TV Programı, Skorlar ve Sonuçlar

Bu kategoride ilginizi çekecek başka yazılar da var... / Kaçırmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu