F1FutbolGenel Basketbol

Sporcuların Zihin Sağlığı: Başarının Bilinmeyen Yüzü

Geçtiğimiz haftalarda Tokyo 2020 Olimpiyatları tamamlandı. Yaklaşık 2 hafta süren bu organizasyonda farklı milletlerden sporcuların ve ülkemizi temsil eden sporcularımızın başarılarının yanı sıra olimpiyatlara bir konu daha damgasını vurdu: Sporcuların akıl sağlığı. Simone Biles ve Naomi Osaka’nın yaşadıklarını konuşma cesareti ile günden güne bu konuda sorun yaşayan sporcular açık ve özgür bir biçimde deneyimlerini anlatmaya başladı. Bu yazıda da olimpiyatlarda ve çeşitli spor dallarında benzer sorunları yaşayan kişilere bakacağız.

Be Plus

Sporcuların hayatları ve yaptıkları her hareket tanınırlıklarından ötürü medya tarafından adeta mercek altında. Gerek yarış zamanlarında gerekse özel anlarda hayatları tüm çıplaklığıyla gözler önündeyken, hepimizin tanıdığı bu insanların da normalde olduğundan çok daha dikkatli davranması gerekiyor ve bazen olduklarından farklı bir kişiymiş gibi davranabiliyorlar. Bunun en önemli örneği pistlerden aşina olduğumuz isimlerden Lando Norris. Mclaren’in genç sürücüsü ilk bakışta etrafa neşe saçan, komik bir kişilik olarak göze çarpsa da kendisinin de itiraf ettiği üzere bu sadece bir ‘rol’. Formula 1 kariyerinin çaylak zamanında farkında olmasa da performans kaygısı ile karşı karşıya kalarak bu işi yapıp yapamayacağı konusunda kendinden şüphe duymuş, EURO 2020 finalinde ise o kargaşa içinde arabasına giderken Richard Mille saati kolundan çalınmıştı. Bu olay İngiliz-Belçika uyruklu pilotu Silverstone yarışı öncesinde epey sarsarak uykusuz gecelere ve anksiyeteye neden olmuştu. Formula 1 dünyasının genelde maskülen olarak algılandığı bir çevrede akıl sağlığı bugüne kadar pek önemsenmeyince özellikle erkek sporcular, zayıf görülme korkusuyla düşüncelerini ve sorunlarını kendileri çözmeye çalıştı. Pandeminin ilk dönemlerinde Lando bu döngüyü bozarak yaptığı Twitch yayınlarında kendi hikayesini anlattı ve takımlardaki mühendis ve mekanikerler dahil olmak üzere bu konuda sıkıntı çeken bir sürü kişiye de cesaret vererek destek oldu. Norris karantina sürecinde kısıtlamaların el verdiği şekilde meditasyona başlayarak kendine kaçış alanı yarattı ve Formula 1’in stresinden kaçmak için sakin ve sessiz bir ortam gerektiren golf sporuna başladı. Aynı zamanda Lando, zihinsel sağlığıyla kendi başına başa çıkmakta rahat hissettiği bir yere gelene kadar, ilk sezonunda bazı mücadeleleri hafifletmek için 2019’da bir zihin koçuyla da çalıştı.

abettertomorrow

Padokta bu konuda sesini duyuran bir diğer isim ise George Russell. Russell, erkeklerin çoğunun psikolojik destek almayı zayıflık olarak gördüğünü söylerken bu fikre katılmadığını da belirtti. Ona göre zihin insan vücudundaki en güçlü araç. Russell, Sakhir Grand Prix’sini kaybettiğinde yaşadığı hayal kırıklığını atlatmasına yardım etmesinde bir psikoloğun profesyonel desteğine güvendi. 

Hamilton gibi yıllardır bu sektörün içindeki bir kişi bile zaman zaman zorlanıyor. Formula 1 kariyerinin ilk yıllarında McLaren’da olduğu dönem kameraların önüne atılmaya hiç hazır olmadığını, nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda hiçbir zaman yönlendirilmediğini ve yanlışlarla öğrendiğini söylüyor. Kilo konusunda sürekli iniş-çıkışlar yaşaması nedeniyle de zaman zaman Hamilton’ın vücudundan nefret ettiği, şişman ya da çok zayıf hissettiği günler oluyor. Gasly de bir röportajında belirttiği üzere Formula 1 pilotlarının ‘‘hayvanat bahçesinde kafeste izlenecek aslanlar’’ olmadığını vurgulayarak kendilerinin de duyguları ve düşünceleri olan insanlar olduğunu bazen insanların onları sadece sporcu kimlikleriyle gördüğünü belirtmişti.

Mercedes Formula 1 takım müdürü Toto Wolff da Formula 1’e katılmadan önce bir orta yaş bunalımı içinde kaldığını söylüyor. O dönemler finans sektöründe devam edip etmeyeceği belli olmayan Wolff kendisini tesadüfen Monaco Grand Prix’sinde bulmuş. Orada çalışan herkesin mükemmel bir hayat yaşadığını düşünürken 20 yıl sonra kendisi şuan motor sporlarının merkezinde. Covid geçirdiği dönem yaşadığı performans kaybı ve halsizliğinin etkisiyle Eifel Grand Prix’sini kaçırdığı dönem özgüven kaybı yaşayan Stroll, profesyonel destek alarak kendini toparladı.

Formula 1 dışında NBA ve basketbol dünyasında da mental sağlıklarında tökezleme yaşayanları görebiliyoruz. Cleveland Cavaliers’te forma giyen tecrübeli oyuncu Kevin Love’ın maçın ortasında birdenbire panik atak yaşaması bunun örneklerinden. Love’a basketbol kariyeri boyunca hem koçları hem de takım arkadaşları herhangi bir sorun yaşarsa bunu ‘adam’ gibi kendisinin tek başına çözmesi gerektiğini vurgulamışlar. Önceden herhangi bir sorunu olmayan hatta mental sağlığın gerçekliğine inanmayan Love, maç esnasında böyle bir sıkıntı yaşayınca bunun en az bir bilek burkulması kadar gerçek olduğunu anladığını belirtiyor. Yaşadığı panik atak sonrası sahayı terk eden oyuncu, soyunma odasında yerde tek başına yatarak sakinleşmeye çalışmış ve sonrasında da terapiye başlamıştı. Terapide aslında çok yakın bir ilişkiye sahip olduğu büyükannesinin vefatının ardından ona doğru düzgün veda edememesinin içinde ne kadar büyük bir keder yarattığının farkına vardı. Sporcuların aldıkları profesyonel desteklerin bazen ‘Spora odaklanmalıyım bunu sonra yaşarım.’ dedikleri anları ortaya çıkardığı ve bunlarla yüzleşmelerine yardımcı olduğu da bu örnekten görebildiğimiz bir gerçek. 

Bu kategoride ilginizi çekecek başka yazılar da var... / Kaçırmayın.
kevinlove

Portland Trail Blazers’ın yıldızlarından Damian Lillard da başarısının ve maaşının onu zihinsel mücadelelere karşı dayanıklı hale getirmediğini düşünüyor. İnsanlar, depresyonu tarif ettiğinde, benzer anları kendisinin de yaşadığını o an bunu fark etmediğini söylüyor.

Gelelim altın madalyaları toplayıp Amerika’ya dönme şansı varken elindeki platformu etkili ve güçlü şekilde kullanan bir diğer isme: Simone Biles. Tokyo 2020 Olimpiyatları’nda ani bir karar ile bireysel ve takım yarışmalarından çekilen iki kez olimpiyat şampiyonu ve 7 kez olimpiyat madalyası sahibi olan Biles, kendi performansından şüpheye düştüğünü ve mental olarak yarışmaya hazır bir noktada olduğunu hissetmediğini söyledi. Biles, bu kararında Naomi Osaka’nın Fransa Açık’tan çekilmesinin etkili olduğunu belirtti. Osaka Fransa Açık’ın ardından Wimbledon’a da katılmayacağını duyurmuş ve Tokyo Olimpiyatları’na da erken veda etmişti. Olimpiyatlarda ateşi yakan ve ilk defa olimpiyatlarda Japonya’yı temsil eden başarılı tenisçi büyük baskı altındaydı. Osaka’nın olimpiyatlardaki yenilgisi de bu nedenle hem yerel hem de küresel medyada büyük ses getirdi. Mayıs ayında Fransa Açık’tan çekilmesinin ardından mental sağlığını korumak amacıyla basın toplantısına çıkmayan Osaka’ya, gereklilikleri yerine getirmediği için 15.000 $ yaptırım uygulandı. 

Gördüğünüz üzere birçok farklı spor dalında sporcular kariyerleri boyunca zaman zaman zihinsel sağlıklarını ön planda tutmak isteyerek altın madalyalardan, ‘başarıdan’ vazgeçmek zorunda kalabiliyor. Buradaki asıl soru ise şu olmalı: Başarı dediğimiz şey madalya koleksiyonuna bir yenisini eklemek mi yoksa kendi sesini cesaretli bir biçimde duyurmaya karar vererek başkalarına da yaşadıklarını anlatabilmesi için özgür ve güvenli bir ortam oluşturabilmek mi? Genellikle sporları, bizim yapamadıklarımızı başarmalarını görmek için izliyoruz. Ama aynı zamanda sporcuları oldukları kişi için izlediğimizi de unutmamak lazım. Nasıl ki bir sporcuyu ciddi bir yaralanma ile tekrar yarışmaya göndermek riskli ise ruh sağlıkları konusunda da aynı özeni göstermeli, onlara yaptırımlar uygulamak yerine en rahat hissettikleri şekilde sevdikleri işi yapmalarını sağlamalıyız. Umarım ilerleyen zamanlarda tüm sporcular, federasyonlar ve global organizasyonlar bu ortak amaçta birleşerek tüm spor dallarını daha güvenli ve birleştirici bir ortama dönüştürmeye katkı sağlar ve günden güne baskının hakim olduğu bir ortamda zihinsel sağlığın önemi kavranır.

NBA Maçlarının TV Programı, Skorlar ve Sonuçlar

Bu kategoride ilginizi çekecek başka yazılar da var... / Kaçırmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklam engelleyici